Giriş
Bir güzel hayalle satın aldığınız ürünün bozuk, eksik ya da kusurlu çıkması tüm kimyanızı bozacak sıkıcılıkta bir sorun olabilir. Kimi zaman kısa yoldan düşündüğümüz iade kolaylığında, satıcının sert ve dolambaçlı mukavemetiyle karşı kaşıya kalabilirsiniz. Hassassanız, daha işin başında tamir vs ile uğraşmak uykularınızı kaçıracaktır. Çoğu zaman, tamirden geçmiş bir ürünü kabullenmek istemezsiniz. Mahkemeye gitmeyi düşünseniz bile uğraşınız yıllara yayılabilecek bir emek ve çabaya dönebilir. İşte tam bu aşamada Tüketici Hakem Heyeti imdadımıza yetişecek pratik ve seri bir çözüm yolu olabilir.
Bir Hukuki Güvence Olarak Tüketici Hakem Heyeti
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68. maddesi ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6. maddesi gereğince, tüketici ile satıcı ya da sağlayıcı arasında doğan ve belirli bir parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıkların öncelikle Tüketici Hakem Heyetine götürülmesi zorunludur. 2026 yılı itibarıyla bu parasal sınır 186.000 TL olarak belirlenmiştir. Bu değerin altındaki uyuşmazlıklarda doğrudan mahkemeye başvurmak usulen davanın reddi sebebidir. Bu durum hakkın elde edilmesinin gecikmesine ya da hak kayıplarına yol açabilir.
Yargıtay’ın bu konudaki tavrı açık, net ve hakem heyetlerinin işlevselliğini sağlayıcı niteliktedir:
"Tüketicinin belirleyebildiği ve bu suretle dilekçesinde gösterdiği asgari miktar TKHK’nın 68., ilgili Yönetmelik’in 6. maddesinde düzenlenen parasal sınır dâhilindeyse başvurunun kanunun amacına uygun şekilde öncelikle tüketici hakem heyetleri nezdinde yapılması gerekir. Aksi yönde bir kabul, kanun koyucunun belli parasal sınırlar için zorunlu çözüm yeri olarak öngördüğü tüketici hakem heyetlerini işlevsiz hâle getirerek, belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilen her ihtilâfın mahkemeler önüne getirilmesine ve bu suretle kanun koyucunun amacına aykırı şekilde mahkemelerin iş yükünün artmasına, uyuşmazlıkların daha geç çözümlenmesine yol açacaktır.”(HGK E:2017/2234 K:2021/830 Tarih:24.06.2021)
Tüketici Hangi Yer Hakem Heyetine Başvurmalıdır?
6502 sayılı Kanun, tüketicinin başvuracağı yer hakem heyeti konusunda seçimlik bir düzenleme getirmiştir. Yani tüketici ister kendi yerleşim yeri civarındaki hakem heyetine, isterse satıcının bulunduğu yerdeki tüketici hakem heyetine başvurusunu yapabilir.
Tüketicinin kendi adresindeki hakem heyetine başvurması hem pratik ve hem de zaman tasarrufu bakımından kolay ve lehine bir tercih olacaktır.
Hakem heyetleri, kaynağını kanun ve yönetmelikten almış yargısal bir çözüm merciidir.
Bu sebeple tüketici başvurusunda talebini, ürün bedel iadesi, değişim, ücretsiz onarım ya da ayıp oranında indirim şeklinde net biçimde belirtmelidir. Tüketici, seçimlik haklarından hangisini kullanacağını açıkça bildirmemişse hakem heyeti bu eksikliğin giderilmesini ister. Ancak bu durum emek ve zaman kaybına yol açar.
Başvuruya Neler Eklenmelidir?
Tüketici, hakem heyetine başvururken elindeki fatura, banka dekontu, kargo belgesi, sipariş ekran görüntüsü vs yazışmaları eklemelidir. Bunların her biri, başvurunun kabul edilmesinin temel delillerini teşkil eder.
Eğer başvuru e-Devlet üzerinden yapılıyorsa yine bu belgelerin eksiksiz, okunabilir ve düzenli biçimde sisteme yüklenmesi iddianın doğrulanması açısından hayati önem taşımaktadır.
Hakem Heyeti Kararlarının Hukuki Niteliği Nedir?
Tüketici Hakem Heyeti kararları mahkeme ilamı niteliğinde bağlayıcı kararlardır. Tüketici bu kararla satıcıya gitmesi durumunda, satıcı bu kararı yerine getirmekten kaçınamaz ve karar doğrultusunda tüketicinin mağduriyetini gidermesi gerekir.
Eğer satıcı süresinde bu kararın gereğini yerine getirmezse bu kez tüketici ilamlı icra takibi yoluna başvurabilir. Takibe yapılacak itiraz mahkemeden ihtiyaten durdurma kararı alınmadıkça takip durmaz. Eğer başvuruya konu malın değeri 180.000 TL tutarına çok yakınsa, ortada teknik bilirkişi incelemesini gerektiren zor bir dosya varsa ve tüketicinin karşısında banka ve finans kuruluşları gibi güçlü kurumlar duruyorsa, karara karşı itirazla ihtilafın tüketici mahkemesine götürülmesi kuvvetle muhtemel ise bu gibi hallerde tüketicinin hukuki yardım ve destek alması önerilebilir.
Tüketici Hakem Heyetlerine başvurular harç ve masraftan muaftır. Bu durum tüketicilerin korunması ve haklarının güvence altına alınmasının bir teminatıdır. Başvurunun ücretsiz oluşu, e-Devlet üzerinden yürütülebilmesi ve kararların bağlayıcı niteliği bu sistemi cazip kılan önemli etmenlerdendir.
Tüketiciler böyle kolay ve etkili bir hak arama yöntemlerinin olduğu bilinciyle uğradıkları mağduriyetlerinin giderilmesi adına hiç tereddüt etmeden bu yolu denemelidirler.